Dünyanın tüm milletleri Amerikan Rüyasını duymuştur, değil mi? ABD fırsatlar ülkesidir ve köpekler kuyruklarında simitle dolaşırlar. Bu tamamen doğru olmasa da, Birleşik Devletleri ziyaret etme şansını kaçırmamalısınız. Dünyanın diğer her yerinde olduğu gibi ABD’nin iyi ve kötü yanları vardır; ancak, hatırlamanız gereken en önemli şey ABD’ye seyahatin çığır açan bir deneyim olduğudur. İşte ABD’ye seyahat etmeden önce bilmeniz gerekenler. Öncelikle, Birleşik Devletlerin ne kadar büyük olduğunu kavrayamazsınız. Net bir fikir sahibi olmanız adına, New York’tan Los Angeles’a uçuş, New York’tan Londra’ya uçuşla eşit sürelidir. Yeterince netleşti mi? Birleşik Devletler bir sahilden diğerine tüm bir kıtayı kaplamaktadır; dolayısıyla, büyük olması mantığa uygundur, değil mi? Bu sizi etkilemeyebilecek olsa da, tek bir tatilde çok fazla eyalet keşfedemeyeceğinizin farkında olmalısınız. Görmek istediğiniz yerler için bir plan çıkarın ve takip edin. Sizi önemli ölçüde etkileyecek bir şey de insanların sayısıdır. Çok fazla insan vardır ve büyük şehirler genellikle insan doludur. Ayrıca şundan hoşlanacağınıza eminiz ki, tek bir ülkede çok fazla farklı kültürün olması başınızı döndürecek. Her ırktan, dinden ve aklınıza gelebilecek diğer her kökenden insanlar bulabilirsiniz. Birleşik Devletlerin farklı kültürlerin kaynaştığı yer olduğu söylenebilir ve bu da ülkenin güzelliklerinden biridir. Karşılaştığınız her bir kültüre saygı göstermeniz gerektiğini söylememize dahi gerek yok. Aksi takdirde, geziniz beklediğiniz kadar hoş geçmeyecektir. Dünya ülkelerinin çoğunluğunda metrik sistem kullanılırken, Birleşik Devletlerde hala İngiliz ölçüm sistemi kullanılır. ‘Hala’ dememizin sebebi pek çok insan İngiliz ölçü sisteminden metrik sisteme geçmeyi ister. Metrik sistem insanların çoğuna daha mantıklı gelir. Ayrıca, metrik sisteme alışkın bir yabancı için oldukça kafa karıştırıcı olabilecek şekilde her türlü ölçüm için isimler kullanırlar. Bir galon mu yoksa sadece birkaç onz mu süt istersiniz? Kim bilir? Sadece Amerikanlar bilir. Sizi şaşkına çevirebilecek diğer bir konu ise alışveriştir. Geniş çeşitlilikte ürünler arasından tercih yapmada sıkıntı yaşayacağınızdan dolayı değil, raftaki fiyatla ödeme sırasındaki toplam fiyatın farklı olmasından dolayı şaşırabilirsiniz. Neden mi? Çünkü raflardaki fiyat etiketleri vergiyi içermemektedir. Hiçbir şekilde. Ayrılmak istediğinizde kasiyer vergiyi ekler. Dolayısıyla, bir markete gitmeden önce düşündüğünüzden daha fazla paranız olduğundan emin olun. Bahşiş vermek ise teoride gönüllük esasına bağlı olsa da, daha ziyade bir zorunluluktur. Bunun nedeni ise garsonların asgari ücret karşılığı çalışmaları ve iyi bir yaşam sürdürebilmeleri için sizin bahşinize ihtiyaç duymalarıdır. Bu biraz çağdışı görünebilir ama dürüst olmak gerekirse, Birleşik Devletlerde uygulama bu şekildedir. Bu yetmiyormuş gibi, bahşiş kayda değer ölçüde cömert olmalıdır. Bahşiş ödemeniz gereken toplam miktarın %15’i ile %20’si arasında olmalıdır. Bunun en kötü tarafı ise bazı turistler çok az bahşiş verdikleri gerekçesiyle taciz edildiklerini bildirmişlerdir. Bu genel bir kural değildir; ancak bahşiş vermek cimri davranmak istemeyeceğiniz bir konudur. Birleşik Devletlerde büyük şehirleri ziyaret ederseniz biraz bunalabilirsiniz. Örneğin, New York devasa bir şehirdir ve muhteşem internet sayesinde kaybolmanız mümkün olmasa da, biraz fazla gelecektir. Özellikle de metropol bölgelere alışkın değilseniz. Her an her yerde çok fazla insan vardır. New York’un hiç uyumayan şehir olarak anılması nedensiz değildir. Birleşik Devletler hakkında seveceğiniz bir şey de neredeyse her yerde 7/24 açık yerler bulabilecek olmanızdır. Sabah 5’te Thai yemeği mi istiyorsunuz? Sorun değil. Muhtemelen o saatte açık olan onlarca yer vardır. İstediğiniz her şeyi her an alabilirsiniz ki bu da yabancıların genellikle hoşlandığı bir konudur. Turistlerin Birleşik Devletler hakkında takdir ettiği diğer bir konu da yemeklerdir. Tahmin edebileceğiniz üzere, dünyanın en iyi restoranları ABD’dedir. New York ve San Fransisko’da Michelin yıldızlı pek çok restoran vardır ve hepimiz bunun anlamlı olduğunu biliriz. Elbette, o restoranlardan birinde yemek yiyebilecek bütçeye sahip olmalısınız; eğer bütçeniz elveriyorsa, kesinlikle denemelisiniz. Ünlü şefler oralarda yemek yapar ve yemekler olağanüstüdür. Yemekten bahsetmişken, Amerikanlar bol bol sığır eti yerler. Tavuk ve domuz eti de yerler; ancak, en çok tüketilen et sığır etidir. Montana’da insan sayısının üç katı sayıda inek olmasının nedenlerinden biri de budur. Yine de, kanlı sığır eti içeren çok çeşitli yemekler bulabilirsiniz ve en az bir kez denemelisiniz. Son olarak, Birleşik Devletlerde insanların genellikle hoş olduklarını ve sizi samimi karşılayacaklarını bilmelisiniz. Vedalaşma biçimleri veya telefonu hoşça kal demeden kapatmaları gibi bazı şeyler soğuk gelebilir; ancak, insanlar sosyal ve arkadaş canlısıdır. Daima yeni insanları merak ederler ve sizi kendi evinizdeymiş gibi hissettirmeleri mümkündür. Sonuç olarak, Birleşik Devletlerde neredeyse aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. Ayrıca Birleşik Devletlerdeyken doğayı da keşfetmelisiniz çünkü dünyanın en güzel ulusal parkları oradadır. Kendinizi kentsel alanlarla sınırlamayın. Bunun haricinde, Birleşik Devletlerdeki deneyiminizden keyif alacaksınız ve ilk gezi planınızda yer almayan yerleri de görmek için muhtemelen tekrar gideceksiniz.